Harezmşahlar Devleti

Kuruluş Tarihi: 1097
Yıkılış Tarihi: 1231
Kurucusu: Anuş Tegin
Başkenti: Gürgenç
Dili: Farsça
Devlet Başkanı: Han

XI. yüzyılın sonlarında Harezm’de kurulan ve 1231’da yıkılan Türk imparatorluğu. Harezmşahlar soyunun kurucusu Anuş Tegin, Garca adlı bir Türk kölesidir. Garca, Büyük Selçuklu emîrlerinden Bilgi Tegin tarafından, Gürcistan’dan satın alınarak saray hizmetine verildi. Kısa bir süre sonra, başarılı çalışmaları sebebiyle, Harezm valiliğine getirildi. Ölümünden sonra, oğlu Kutbeddin Muhammed, Muhammed Harezmşah unvanıyla, Sultan Sencer tarafından Harezm’e gönderildi. Otuz yıl süre ile Harezm’i yöneten Kutbeddin Muhammed, iyi bir yönetici, anlayışlı bir siyaset adamı idi. Zamanında Harezm, büyük bir ilerleme gösterdi. Kutbeddin’in ölümünden sonra, büyük oğlu Kızılarslan Atsız, Harezmşah olarak görevlendirildi. Atsız, ilk zamanlarda Selçuklulara bağlı kaldı. Sultan Sencer ile birlikte seferlere çıktı. Kendi gücünü arttırmak için, Cend ve Mangışlak gibi, Seyhun ötesindeki sahalara kadar ilerledi. Bir süre sonra Sencer ile arası açıldı. Sencer, Atsız’ı beğeniyordu.

Bundan yararlanan Atsız, bağımsızlığını ilan etti. Selçuklu memurlarını hapsederek, mallarına el koyduğu gibi, Horasan yollarını da kapattı. Bu sırada Belh’te bulunan Sencer, büyük bir ordu ile Harezm üzerine yürüdü (1138). Yapılan savaşta, Atsız’ın ordusu yenilgiye uğradı, oğlu Atlığ da esir edilerek öldürüldü. Sencer, Harezm’in yönetimini Süleyman bin Muhammed’e vererek vezir, atabey, hâcib gibi memurlardan meydana gelen bir dîvan kurdu, sonra Merv’e döndü (1139). Bu durum, Harezm halkını gücendirdi. Bundan da faydalanan Atsız’ın çalışmaları sonucu, Süleyman ve adamları, Harezm’den ayrılmak zorunda kaldılar (1140). Bir yıl sonra Harezm hâkimiyetini elde eden Atsız, Sencer’e bağlılığını bildirdi (1141). Sencer, aynı yıl, Karahıtaylarla yaptığı savaşta yenildi. Bunun üzerine Atsız, tekrar bağımsızlığını ilan etti. Horasan üzerine yürüyerek, Sencer’in (Selçuklu) başkenti Merv’i ele geçirdi. 1142’de de Nişapur’u alarak kendi adına hutbe okuttu.

Ancak, Atsız’ın bu başarısı çok uzun sürmedi. Horasan’da hakimiyetini tekrar kuran Sencer’in üzerine geldiğini duyan Atsız, aldığı yerleri boşaltarak Harezm’e döndü. Tekrar, Sencer’e bağlılığını bildirdi (1144). Merv’den aldığı hazineleri geri verdi. Karahıtaylara her yıl 20 000 dinar altın vermeyi kabul etti. Bir taraftan da Sultan Sencer’i öldürtmek için Merv’e iki fedaî gönderdi. Durumu haber alan Sencer, bu suikast teşebbüsünden kurtulduğu gibi, Harezm’e karşı üçüncü defa sefere çıktı (1147). Hazarasb kalesini, iki aylık bir kuşatmadan sonra aldı. Harezm’in başkenti olan Gürgenç önlerine geldi. Bu sırada araya giren bir dervişin ricasını kıramayarak, Atsız’ın atından inip toprağı öperek, kendisini metbu tanıma isteğini kabul etti. Fakat Atsız, atından inmeden, Sencer’in isteğini başıyla selam vererek yerine getirdi. Bunun üzerine Sencer, Merv’e döndü. Horasan üzerindeki niyetlerini bir tarafa bırakan Atsız, Seyhun kıyılarını aldı (1152). Oğuz-Selçuklu savaşında Sultan Sencer, Oğuzların eline esir düştü. Bu olay üzerine Atsız, bir yandan Sencer’i kurtarmağa, bir yandan da Oğuzlarla Sencer’in arasını bulmağa çalıştı. Sencer’in esaretten kurtulmasından sonra, ona tebrik mektubu göndererek, emrinde olduğunu bildirdi. Aynı yıl temmuz ayının otuzuncu günü öldü (1156). Atsız’ın yerine veliaht olan Ebu Feth İl-Arslan geçti. Harezm’de bulunan amcaları İnal Tigin ve Yusuf’u, kardeşleri Hitay Han ile Süleyman Şah’ı öldürten İl-Arslan, rakipsiz olarak Harezmşah tahtına çıktı. Sultan Sencer’in ölümü, Harezmşah Devletini, Doğu İran’ın en güçlü devleti haline getirdi (1157). Sencer’e bağlı mahallî hanedanlar, Oğuz reisleri, Büyük Selçuklu emîrleri, yönettikleri bölgeleri genişletmek için büyük bir çaba gösteriyorlardı. Irak’taki Selçuklu Sultanı Gıyaseddin Muhammed bin Mahmud’un durumu pek sağlam değildi. İl-Arslan, bu durumdan yararlanarak, bağımsızlığını ilan ettiği gibi, durumu Selçuklu sarayına da duyurdu.

İl-Arslan, Selçuklu emîrlerinin doğu İran’da yaptıkları muharebelere, zaman zaman, çıkarı için karıştı. Bağdat halifesi ile Irak Selçuklu sultanı arasında aracılık etti. Nişapur’u kendisine merkez yaptıktan sonra Tus, Bistan, Pamyan taraflarını da ele geçirdi. Karahıtaylar, Harezm üzerine yürüdüler (1172). İl-Arslan, öteki Harezmşah hükümdarlarının yaptığı gibi, topraklarını su altında bırakarak savunmak istedi. Aynı yıl, hastalanarak Nişapur’da öldü. İl-Arslan’ın ölümünden sonra küçük oğlu Celaleddin, Harezmşah tahtına oturdu. Cend’de vali olan büyük kardeşi Tökiş, Celaleddin’in emrini yerine getirmediği gibi, Karahıtaylara sığınarak, askerî yardım talebinde bulundu. Karahıtaylar, Tökiş’in isteğini olumlu karşılayarak, çok kuvvetli bir orduyu onun emrine verdiler. Bunun üzerine Celaleddin Şah ve annesi, Harezm’den ayrılarak, Irak Selçuklularının nâibi Melik Ay-Aba’nın yanına geldiler. Kardeşinin kaçması üzerine Tökiş (1172-1200), kolayca Harezmşah tahtına geçti. Tökiş, ailenin en büyük hükümdarlarından birisi olarak ün kazandı. Saltanatının ilk yıllarında, kardeşi Celaleddin Şah, Melik Ay-Aba ile onun üzerine yürüdü. Tökiş, Subarlı kasabasında Ay-Aba’yı bekledi. Ordusunu pusuya düşürüp yok etti. Ay-Aba’nın başını kestirdi (1174). Celaleddin Şah ve annesi, bu başarısızlık üzerine Dihistan’a kaçtılarsa da, Tökiş, Terken Hatun’u yakalatıp öldürttü. Celaleddin Şah ise Gur sultanı Gıyaseddin’e sığındı. Çok geçmeden Tökiş ile Karahıtayların arası açıldı. Bu durumu öğrenen Celaleddin Şah, Karahıtaylar ile birleşerek Harezm’e yürüdü.

Harezm, topraklarını sular altında bırakarak, başkentte kendisini savundu. Büyük bir savaşı göze alamayan Karahıtaylar, geri çekildiler. Yalnız, Celaleddin Şah’a bir miktar asker vererek Merv, Serahs şehirlerini içine alacak küçük bir emîrlik kurmasına yardımcı oldular. Zaman zaman, kardeşi Tökiş ile dostça geçinen Celaleddin Şah, kardeşinin İran seferinde bulunuşunu fırsat bilerek Nişapur üzerine yürüdü (1187). Başarı sağlayamadan Merv’e dönmek zorunda kaldı. Bir süre sonra burada vefat etti. Kardeşinin ölümünden sonra Tökiş, bütün Doğu İran ve Horasan’a söz geçirmek ve oraları buyruğu altına almak istedi. Abbasî halifesi Nâsır ile anlaşarak, Selçuklu sultanı II. Tuğrul’u yendi ve öldürttü (1194). Hemedan ile öteki Selçuklu kalelerini ele geçirdi. Selçuklu Sultanlığının yıkılışından sonra Tökiş, kendisine sultan unvanını verdi, kestirdiği sikkelere bu unvanı yazdırdı.

Harezmşahların, Batı İran’da üstünlük kurmaları kolay olmadı. Tökiş, ölümüne kadar, İran işleriyle uğraşmak zorunda kaldı. İsfahan’ı Kutluğ İnanç’a, Rey’in idaresini onun oğlu Yusuf’a verdi. Büyük emîrlerinden Mayacuk’u atabey yaptı. Kendisi Harezm’e döndü. Bu sırada, Halife ordusunun Irak’a yaptığı saldırı püskürtüldü. Yusuf Hanın, Rey’den ayrılmasıyla, Mayacuk yönetimi ele aldı. Durumu düzeltmek için Tökiş, üçüncü defa Irak seferine çıktı (1196). Bağdat ordusunu yendi. Hemedan’ı kendisine sığınmış olan Atabey Özbek’e, İsfahan’ı da oğlu Erbaş’a verdi. 1198’de Mayacuk ayaklandı. Tökiş, onu yendi ve öldürttü. İsmailîlerin elinde bulunan bazı kaleleri aldıktan sonra Harezm’e döndü, orada öldü (1200). Oğlu Alâeddin Muhammed, onun yerine geçti.

Büyük kardeşi Melikşah’ın 1197’de ölümünden beri veliaht olan Alâeddin Muhammed, önce Gur sultanları Şahabeddin ve Gıyaseddin ile savaştı. Tökiş’in ölümünden faydalanan bu sultanlar, Merv ve Tus şehirlerini aldıktan sonra Nişapu’u ele geçirdiler. Hindu Han, Melikşah’ı, Alâeddin’e karşı koz olarak kullanmak için, Merv ve Serahs vilâyetlerinin idaresiyle görevlendirdi. Nişapur’a yürüyen Alâeddin, Gurluları, ülkelerine serbestçe dönmek şartı ile bıraktı. Merv ve Serahs’ı geri aldı. Hindu Han, Gur ülkesine dönmek zorunda kaldı. Harezm’e dönen Alâeddin, bir yıl sonra, Herat üzerine yürümeye karar verdi, fakat Sultan Şahabeddin’in, Harezm’e yürümek için ordu hazırladığını duyunca, bundan vazgeçti. Harezm’e çekilen Alâeddin’in ardından Gurlular da Tus’a geldiler. Kardeşi Gıyaseddin’in ölüm haberini alan Şahabeddin, Gur’a döndü. Bunun üzerine Alâeddin, Herat’ı almak istediyse de başarı kazanamadı. Gur’da durumunu düzelten Şahabeddin, hızla Harezm üzerine yürüdü. Alâeddin, daha önceki savunma usulüne başvurarak, Harezm’in o çevresini sular altında bıraktı. Fakat, Gur ordusu, Harezm tarihinde ilk defa olarak, kırk günde bu bölgeyi geçti ve Alâeddin’in ordusunu yendi. Karahanlı sultanı Osman ve Karahıtay orduları, Alâeddin’in yardımına geldi. Gurlular, ağırlıklarını yakarak geri çekildiler. Onları takip eden Alâeddin, Hazarasb’da, Gurlular’ın sağ kolunu dağıttı, bir çok esir ve ganimetle döndü. Karahıtay ordusu ile Anahod önünde, Şahabeddin’in ordusunu çevirerek, iki gün süren bir savaştan sonra mağlup etti.

Zorlukla Anahod kalesine sığınan Şahabeddin, Semerkand sultanı Osman’ın aracılığıyla, büyük bir fidye karşılığında Gazne’ye dönebildi. Karahıtayların başarısı, Harezmşah’ı korkuttu. Bu yüzden, bir süre sonra, Gurlu Sultanı Şahabeddin ile dostluk kurmak için Gazne’ye elçi gönderdi. Hindistan’da büyük başarılar kazanan bu Müslüman hükümdar, dinsiz Karahıtaylar’dan öc almak istediği için, Alâeddin’in dostluk teklifini iyi karşıladı. 1205’te, ordusunun eksiklerini tamamlamak için Hindistan’a bir sefer düzenledi. Dönüşünde de Alâeddin’e haber göndererek, Karahıtaylar üzerine yürüyeceğini bildirdi. Fakat, bir Hintli veya Batınî tarafından hançerlenerek öldürüldü (1206). Onun ölümünden sonra Gurlular yıkıldı. Harezmşah Alâeddin, bu durum karşısında, Nişapur’a emîrler göndererek, Horasan ordusunu Herat’ı almak için görevlendirdi. Kısa zamanda Herat alındı, valiliğine Hüseyin getirildi. Ordusunun başında Belh’e yürüyen Alâeddin, kuvvetli bir kuşatmadan sonra burayı teslim aldı (1207).

Alâeddin’in bu tarihten sonra karşısında bulunan siyasî ve askerî güç, Karahıtaylardı. Harezmşahların her yıl vergi vermek zorunda oldukları bu devleti ortadan kaldırmak, Alâeddin’in en büyük hedefi idi. Bunu gerçekleştirmek isteyen Alâeddin, büyük bir orduyla Mâverâünnehir seferine çıktı. Karahıtayları yenerek, Buhara’yı aldı (1208). Bu tarihten sonra Karahıtaylar bir daha toparlanamadılar. Küçlük kumandasındaki Naymanların, Cengiz’in önünden kaçarak Karahıtay topraklarına girişi, bu devletin yıkılışını kolaylaştırdı. Ayrıca, Semerkand, Alâeddin tarafından zapt edildi (1212). Mâverâünnehir, kesin olarak, Harezmşahların hakimiyeti altına girdi. Gazne’yi alan Alâeddin, bu bölgenin yönetimini, büyük oğlu Celâleddin’e verdi (1215). İran’a sefer yaptı (1217). Fars ve Âzerbaycan atabeylerini itaat altına aldıysa da, Hemedan’dan Esedâbâd yolu ile Bağdat’a gönderdiği ordu, ağır kış yüzünden, ağır bir kayba uğrayarak dağıldı (1218). Bu sırada Cengiz’in zaferlerini duyan Alâeddin, bilgi edinmek için Moğol hakanına bir elçi gönderdi. Cengiz’in gönderdiği elçilik heyetini kabul etti. Cengiz, elçisi aracılığıyla Alâeddin’e, dostlukla ticaret ilişkilerinin sıkılaştırılması dileğini bildirdi:

”Sana selamlarımı gönderirim. Senin kudretini ve imparatorluğunun genişliğini biliyorum. Seni çok aziz bir dost gibi sayıyorum. Seninde benim Çin’i (Katay’ı) fethettiğimi bilmen gerekir. Memleketin bir savaşçılar ordugahı, bir para madenidir ve başka araziye hiç ihtiyacın yoktur. Benim düşünceme göre tebaamız arasında ticareti teşvik etmek her ikimizinde menfaati gereğidir.”

Fakat, bir süre sonra Cengiz’in bir kervanı, Otrar’da, Alâeddin Muhammed’in valisi İnalcuk tarafından yağmalanarak, kervanda bulunanlar öldürüldü. Kervandan kaçıp kurtulabilen bir kişi, durumu Cengiz’e bildirdi. Bunun üzerine Cengiz, Harezmşah’a bir heyet göndererek, Gayır Han diye bilinen İnalcuk’un teslimini ve malların tazminini istedi. Alâeddin Muhammed, bu isteği şiddetle reddederek, Cengiz ile savaşa karar verdi. Alâeddin’in bu kararı, Harezmşahlar Devleti’nin birden ortadan kaldırılması, Doğu İslâm dünyasında yüz binlerce Müslüman’ın ölümü, birçok şehir ve eserin yakılıp yıkılmasıyla sonuçlandı.

Cengiz, Harezmşahlara karşı 200 000 kişilik bir ordu hazırladı. Alâddin Muhammed, kurduğu harp meclisinde, Moğol ordusunun Seyhun nehri kıyısında karşılanması görüşünü kabul etmeyerek, Mâverâünnehir’de savaş yapılmasını kararlaştırdı. Kuvvetlerini, büyük şehir ve kalelere dağıttı. Bu kuvvetlerin başına ayrı ayrı kumandanlar getirdi, kendisi de Horasan’a geçti. Cengiz, ordusunu küçük birliklere ayırıp, Mâverâünnehir’in sağlam kalelerini birer birer ele geçirdi, savunan ve kendini koruyan şehirleri yakıp yıktı. Kısa bir süre içinde Buhara ve Semerkand, Otrar, Sıgnak, Barçlığ, Kend, Cend, Benâkend ve Hocend gibi şehirler, Cengiz’in eline geçti. Mâverâünehir’in en güçlü savunma merkezi olan Semerkand, Türk kumandanının büyük kahramanlık göstermesine rağmen teslim oldu. Cengiz, ordusuna, küçük vilâyetlerin alınmasını emretti. Belh’te bulunan Alâeddin, Irak’a, oğlu Rükneddin’in yanına gitmek bahanesiyle Tus’a kaçtı. Moğollar, her yanda hızla ilerliyorlardı. Nişapur ve Bistâm yoluyla Rey’e gelen Alâeddin, oğlunu da yanına alarak, Devletâbâd yakınlarında Moğolları durdurmak istedi. Yenilerek Abiskun’da bir adaya sığındı. Biraz sonra, burada hastalanarak öldü (1220). Yerine oğlu Celaleddin geçti.

Harezm’e dönen Celaleddin, veliahdlığını tanımak istemeyen bazı Türk kumandanlarının, kendisini öldürteceklerini, Moğolların da yaklaştığını öğrenince Horasan’a kaçtı. Bir süre sonra iki kardeşi Uzlug Şah ve Ak Şah Horasan’a geldiler. Harezm’de toplanmış olan 90 000 kişi, Humar Tigin adlı bir emîrin idaresi altında, Harezmşahların merkezi Gürgenç’i (Harezm-Ürgenç) dört ay savunduktan sonra Moğollara teslim olmak zorunda kaldılar (1221). Celaleddin Harezmşah, imparatorluğun ortasından koparabildiği ve kurtarabildiği insanlarla, Harezmşah devletini, vefatına kadar sürdürdü. Moğolların doğuda ve batıda yayılmasını bir süre geciktirdi.

Devlet İdaresi

Harezmşah devletinin ilk çekirdeğini Büyük Selçuklu Devletine bağlı Harezm’i yöneten bir Türk ailesi kurdu. Hükümdar ve sülalesi ile devlet hazinesinden yararlananların dışında bütün halk vergi öderdi. Sınırları korumak, asayişi sağlamak, devletin göreviydi. Bu görev, ücretli askerler, belirli bir toprağın vergisini almakla yetkili sipahiler tarafından yapılırdı. İdare, maliye, adliye işleriyle uğraşan kurumlarda çalışan görevliler, bir çeşit bürokratik aristokrasi meydana getirirlerdi. Büyük küçük, hemen hemen bütün memuriyetler babadan oğula geçerdi. İdarî müesseseler, Büyük Selçuklu Devletinin aynıydı. Alâeddin zamanında, mahallî bağımsız beyliklere ve hanedanlıklara son verilerek, merkezî yönetim sistemi uygulandı. Bağımsız eyaletten, önce tâbi bir devlet, sonra bir imparatorluk durumuna gelince, saray teşkilatı, teşrifat kuralları, lâkaplar, unvanlar, daha gösterişli bir nitelik kazandı. Alâeddin, İskender-i Sânî ve Sancar lakaplarını kullandı, tuğrasına zıllullah-i fi’l-arz (Allah’ın yeryüzündeki gölgesi) yazdırdı. Şehzadelere genellikle Alâeddin lakabı verilirdi. Hükümdarların lakapları ise, önceleri Harezmşah, melik iken, sonraları şahenşah, sultan, sultanıâzam olarak değiştirildi. Hükümdarların hepsinin tuğra ve tevkîleri ayrı ayrıydı. Hükümdarlık sembolü, bayrak ve çetreydi. Sultan elbiseleri siyahtı. Sarayda sultanın özel bir mızıka takımı vardı. Selçuklu saraylarındaki hâcib, çomakdâr, çavuş gibi sınıflar, Harezm sarayına da girmişti.

Hükümdarın, dîvan görüşmelerini kafes arkasından izlemesi, Ramazandaki huzur dersleri gibi Osmanlı saray gelenekleri, Harezm’de de vardı. Saltanat hususunda Harezmşahlarda yerleşmiş bir kural yoktu. Bu yüzden şehzadeler arasında sık sık taht kavgaları olurdu. Veliahdlar genellikle Horasan’a tayin olunur, güvenilir bir Türk kumandanı, atabey unvanıyla yanlarına verilirdi. Merkezî idarenin başında bulunan vezir, hükümdarın vekili olarak devlet işlerini yürütürdü. Bütün tımarlardan, hattâ sultanın hassından, öşür alan vezirlerin maiyetinde çeşitli dîvanlar (dîvan-ı tuğra, dîvan-ı inşâ, dîvan-ı arz, dîvan-ı istîfâ, dîvan-ı işrâf vb.) vardı. Bu dîvanlar, çeşitli idare şubeler niteliğindeydi.

Maliye işleri, dîvan-ı istîfâ tarafından yürütülürdü. Vergi düzeni Selçukluların aynıydı. ayrıca, zapt olunan yerlerde mahallî gelenekler korunur, antlaşma ile genel gelirin üçte biri tutarında vergi alınır, olağanüstü durumlarda salma ve müsadere yoluna gidilirdi. Ordu ve askerî işlere, dîvan-ı has bakardı. Orduda görevli herkesin belirli değerde bir ikta’ı vardı. İkta sahiplerinin kurduğu büyük süvari gücü, imparatorluğun her tarafına yayılmıştı. Bunun yanı sıra, doğrudan doğruya sultana bağlı hâssa ordusu başkente yakın bir yerde, emre hazır beklerdi. Orduda ayrıca, ücretli asker ve köleler de savaşçı olarak görev alırdı. Adlî teşkilâtta, şer’î kazâ ile örfî kaza birbirinden ayrılmıştı. Saraylıların işlediği suçlar, kendi âmirlerince cezalandırılırdı. Memlekette en çok Hanefî ve kısmen Şâfiî fıkhı uygulanırdı. Toplum hayatında reâya sınıfından başka, büyük şehir ve kasabalarda ticaret yapan varlıklı bir tüccar sınıfı yaşıyordu.

Toprak sahibi köylüler arasında, topraksız gündelikçiler, yarıcılar bulunurdu. Bunların dışında, büyük toprak ve sermaye sahibi dihkân sınıfı ve göçebe kabîleler vardı.

Bilim ve Sanat

Harezmşahlar devrinde başkent Cürcân, bir bilim ve sanat merkeziydi. Şehirde on büyük vakıf kütüphane vardı. Hükümdar ve şehzadeler, iyi eğitim görmüş kişilerdi, âlim ve sanatçıları korurlardı. Ebü’l-Fazl Kirmânî, Ebu Mansur, Hüseyin Ersbendî, Ebu Muhammed Harekî gibi kadı, vâiz ve filozoflar, başkent Cürcân’da toplanmışlardı. Ayrıca, Fahr-i Harezm lakabını taşıyan Zemahşerî (1074-1144), Râzî, Şihâbeddin Hivâkî, Şemsüddin Muhammed el-Zabî gibi bir çok tanınmış âlim ve şair, Harezm’de yaşadılar. Harezmşahlarda bilim ve din dili olarak, Arapça ön sırada yer alırdı. Dîvanlar, fermanlar Farsça yazılırdı. Yalnız, Ahmed Yesevî ve onun yolundan gidenler, eserlerini Türkçe yazdılar. Muhammed bin Keys adındaki yazarın Celaleddin Harezmşah’a sunduğu Tibyân-ı Lügati’t-Türkî alâ Lisanü’l-Kanglı (Kanglı Dilinde Türk Dili Lügati) bu dönemde yazılan önemli eserlerden biridir.

Harezmşahlar Devleti Hükümdarları

1) Muhammed Harezmşah (1097 – 1128)
2) Adsız Harezmşah (1128 – 1156)
3) İl-Arslan Harezmşah (1116 – 1172)
4) Alaeddin Tekiş Harezmşah (1172 – 1200)
5) Aleddin Muhammed Harezmşah (1200 – 1220)
6) Celaleddin Harezmşah (1220 – 1231)

TÜRK BAYRAĞIMIZ ŞUAN DÜNYA'NIN %90 ÜLKESİNDE DALGALANMAKTADIR....

                                                    DİKKAT WEB SİTEMİN TAMAMINI VE BU YAZILARI OKUMADAN İŞLEM ALMIYORUZ

DÜNYA SIRALAMASINDA MEDYUMLAR İÇİNDE DÜNYA'DA EN İYİ MEDYUM SEÇİLDİM.ŞUAN MEDYUM İLİM HOCA OLARAK  500.000.000 MİLYON DÜNYADAKİ HER SEKTÖRDEN OLUŞAN WEB SİTELERİNİN İÇİNDE BİLE DÜNYA SIRALAMASINDA  499.948.592 WEB SİTESİNİ ARKAMDA TOZLARIMDA BIRAKARAK YOK ETTİM.YAKINDA MEDYUM İLİM HOCA DÜNYA'DA YOK ARTIK DEDİTTİRECEK SIRALAMADA BİR TÜRK MEDYUM DEVİNİ SİZLERE KANITLARI İLE SUNACAKTIR.ADIM ADIM TÜRK MEDYUMU OLARAK BAŞARILARIMA BAŞARI KATARAK DÜNYA DEVİ OLMAYA İLERLİYORUM.YAKLAŞIK 3 AY SONRA DÜNYA DAKİ İNTERNET DEVLERİNİN ARASINDA BENDE BİR TÜRK OLARAK VARIM.DÜNYA HARİTASININ BİR ÇOK YERİNE TÜRK MEDYUMU OLARAK YAZDIRDIM.MEDYUM İLİM HOCA BİR TÜRK MEDYUMUDUR VE TÜRKİYE'Yİ TEMSİL ETMEKTEDİR.

                           AŞAĞIDAKİ GÖSTERGE ŞEMASI HERGÜN YENİLENECEK VE HERGÜN BAŞARIMIN İLERİSİNİ GÖRECEKSİNİZ

 

DÜNYA'DA TÜRK BAYRAĞIMIZI VE ARAŞTIRMACI MEDYUM İLİM HOCA'NIN KABUL EDİLDİĞİ BAZI ÜLKELERDEKİ ŞİMDİ'Kİ SIRALAMAMIZ.DAHA SONRA SIRALAMAMIZ İLKLERE GELİNCE ONLARIDA YAYINLAYIP GÖSTERECEĞİZ ŞUAN YAYINLAMADIĞIMIZ ÜLKELER VAR.TAMAMLAYINCA 200 ÜLKEDE TÜRK BAYRAĞINI VE TÜRKİYE'Yİ TEMSİL EDEN MEDYUMLUK ÜNVANINI DÜNYA HARİTASINI DİREK KOYARAK YETERLİ GELECEK.........

      TÜRK BAYRAĞIMIZIN DALGALANDIĞI VE GÜNLÜK MİLYONLARCA İNSANIN GÖZLERİNE GÖSTERDİĞİMİZ BAYRAĞIMIZ DÜNYA'DA TEK ARAŞTIRMACI MEDYUM BENİM KISA ZAMAN SONRA BU İSTATİSTİKLERİ KOYMAYA GEREK YOK SADECE DÜNYA HARİTASINI KOYMAK YETERLİ KALABALIĞIN YERİ YOK

                                                                                       

               SİTE KARŞILAŞTIRMA

MEDYUM İLİM HOCA'NIN DÜNYADAKİ KALİTESİNİ ÖLÇMEK İÇİN İNTERNETE SİTE KARŞILAŞTIRMA YAZIN AŞAĞIDAKİ ŞEMA GİBİ OLAN YERE MEDYUM İLİM HOCA'YI YAZIN KARŞISINADA TÜRKİYE'DEN DÜNYA'DAN HANGİ MEDYUMU YAZARSANIZ YAZIN BEN ÜSTÜN GELECEĞİM.KARŞILAŞTIRIN VE DÜNYA'DA NEDEN BİR TÜRK MEDYUMU OLARAK TÜRKİYE'Yİ TEMSİL ETTİĞİMİ ANLAYACAKSINIZ.VARSA DÜNYA'DA KENDİNE GÜVENEN MEDYUM ÇIKSIN KARŞIMA.ŞUNUDA SÖYLÜYORUM  BAZI ŞARLATAN MEDYUM BOZUNTULARINA : DEVLERİN ARASINA GİRMEME AZ KALDI TEK TEK NOT ALIYORUM  3 AY SONRA NASIL SIRALAMADA DEVLERİN ARASINDA OLABİLMEYİ BAŞARACAKSAM.O ŞARLATAN BOZUNTULARI.DEVLERİN İÇİNDE SÖZ HAKKIM OLACAĞI İÇİN CANIMI SIKAN ŞAKLABANLIK YAPAN ŞARLATANLIK YAPAN BAZI MEDYUMLAR BİR GECEDE FİŞİNİZİ ÇEKİP DİREK BANLIYACAĞIM ÇÜNKÜ BENDE BİR DÜNYA DEVİ OLUYORUM.

 

" Eğer bende bazı fevkaladelikler görüyor buluyorsanız bunları sadece ve yalnız Türk olmama, Türklüğüme bağlayınız. "

MEDYUM İLİM HOCA OLARAK ÜLKEMİ DÜNYA'DA MESLEĞİMLE TEMSİL ETTİĞİM İÇİN ONUR DUYUYORUM.ŞUAN MEDYUMLUK MESLEĞİNDE TÜRKİYE'DE 1. GELDİM.DÜNYA SIRALAMASINDA İSE DÜNYA HARİTASINDA DÜNYA MEDYUMLARI ARASINDA ŞUAN YÜZDE 70 LERDEYİM.SÖYLEDİKLERİMİ BİLGİSAYAR MÜHENDİSLERİ YAZILIMCILAR WEB TASARIMCILAR ARAŞTIRABİLİR.YAKINDA DÜNYA'DA MEDYUM OLARAK 1. SIRADA OLACAĞIM.BİR TÜRK MEDYUMU OLARAK BUNDAN BU SEKTÖRDE ÜLKEMİ DÜNYADA TEMSİL EDECEĞİM.DESTEKLERİNİZ İÇİN TEŞEKKÜR VE ŞÜKRANLARIMI SUNARIM.

DÖRT BÜYÜKLE SAVAŞILMAZ SAVAŞIRSAN YANARSIN DOĞRU YOL İTAAT

1-) ALLAH İLE SAVAŞILMAZ 1-) ALLAH İLE SAVAŞILMAZ Azrail canımı almaya gelse sana kavuşmak için ölmemem mümkünmü… .. Devamı
2-) KUR'AN-I KERİM İLE SAVAŞILMAZ 2-) KUR'AN-I KERİM İLE SAVAŞILMAZ  Felek engelleri yoluma serse gözlerıme kara perdeler inse seni okumamam mümkünmü... .. Devamı
3-) TÜRKİYE CUMHURİYETİ İLE SAVAŞILMAZ 3-) TÜRKİYE CUMHURİYETİ İLE SAVAŞILMAZ Bin bir derde düşüp dermansız kalsam Benim bu sevdadan geçmem mumkunmu için için yansam sende görmesen aşkından şikayet etmem mümkünmü... .. Devamı
4-) ANNE VE BABA İLE SAVAŞILMAZ 4-) ANNE VE BABA İLE SAVAŞILMAZ Anne Gezindiğin Bağ, Baba Yaslandığın Dağdır. Ömrümün En Güzel Çağı Annen ve Babanla Olandır .. Devamı

DÜNYA'NIN 7 HARİKASI OLAN MISIR PİRAMİTLERİNİN SIRRI ÇÖZÜLDÜ

HALA SIRRI ÇÖZÜLMEMİŞ UZMANLARA KAFAYI YEDİRTEN GİZEMLİ OLAYLAR

ŞUAN 20 ADET GİZEMLİ OLAY YAYINLADIK VE ARAŞTIRMAMIZ SONUÇU GEREKLİ KİŞİLER BUNLARI KESİNLİKLE ÇÖZEBİLMİŞ DEĞİLDİ VE KEŞFEDİLMEMİZ İÇİN SADECE 2 ADEDİNİ ÇÖZDÜK VE NET SONUÇ ÇIKARDIK.ÇOK BÜYÜK GAYRETLER GÖSTERİLİRSE KALAN 18 ADET DAHA ÇÖZÜP TAMAMLANIRSA DÜNYA ÜZERİNDE ARTIK ADIMI YAZDIRMAYA GEREK KALMAYACAK ZATEN KEŞFEDİLMİŞ BİR KİŞİYİM KAFAYI YİYEN UZMANLARA TAVSİYEM ZAMAN HESAPLAMASINI KULLANILAN YASAKLI BİLEŞEN ETKEN MADDELER HESAPLAMALARINI O ZAMANKİ İNSAN BOYUTLARINI VE GEZEGENLERİ VE AY TAKVİMİNİ KISIR DÖNGÜYÜ HESAPLASALARDI PÜF NOKTADAN 5 TANE DAHA VAR ONLARIDA EKLESELERDİ ÇALIŞMALARINA RAHATLIKLA İSTEDİKLERİNİ ELDE EDECEKLERDİ.OLSUN YİNEDE UĞRAŞMAK BAŞARININ YARISI BİZİMDE SINAVIMIZ OLDU.

MEDYUM İLİM HOCA DENENDİ 2 GİZEMLİ OLAYI ÇÖZDÜ SINAVI KAZANDI

RESMİYET BELGELERİMİZ

M.Ö VE M.S KAİNATIN ÇÖZEMEDİĞİ ŞİFRELERİ VE BAŞARIMIN İLERLEMESİ

ÖNCELİLİKLE İNSANLAR BU TÜR İÇİNDEN ÇIKILMAYAN ÇIKALAMAYAN UĞRAŞLARLA NEDEN UĞRAŞIYOR DİYE GARİPSİYE BİLİR AMA DÜNYA'YI VE KAİNATI VE BİLİNMEYENİ VE BİLİNMEK İSTEYENİ BULMAK VE ÇÖZÜMLEMEK GÜZEL BİR DUYGUDUR.DÜNYA'DA ORTALAMA 7000 ADET AZ ŞEKİLDE KULLANILAN DİL ÇEŞİDİ VARDIR.ORTALAMA 2200 ORTA SEVİYEDE KULLANILAN DİL  KULLANILIR.KAİNATTA 8 GEZEGEN VARDIR.DÜNYA'DA 4 ADET OKYANUS VARDIR.DÜNYA'DA 20 ADET DENİZ VARDIR.BU BİLGİLER BİLİMSEL DEĞİL GERÇEK VERİLERDİR.BİLİYORUM ÇÖZÜYORUM ŞEKİLLENDİRİYORUM DİYORSAM.BUNUN BİLİMSEL TEORİSİNİDE YAPISINIDA  OLUŞUMUNUDA KURULUŞUNUDA HİÇGÖRMEDİĞİM DÜNYAYI VE PARÇALARINI OTURSAM 2 YIL İÇİNDE KİTABA DÖKER BUNUDA DEĞERİNİ BİLENE İNSAN OĞLU ADINA MEDYUM İLİM HOCA OLARAK HEDİYE EDERDİM.DÜNYA'DAKİ BÜTÜN SIRLARI ÇÖZÜLMEMİŞ GİZEMLİ KİTAPLARIN SIRLARINI ÇÖZMÜŞ BULUNMAKTAYIM.

 

 

 

 

 

 

 

 

HAKKIMIZDA YAPILAN YORUMLARIN YOUTUBE VİDEOLARI

MEDYUM İLİM HOCA HAKKINDA İNSANLARIN YORUMLARINI İÇEREN YOUTUBE VİDEOLARIMIZ RESİMLERE TIKLAYARAK VİDEOLARIMIZI İZLEYEBİLİRSİNİZ

İLİM HOCA HZ.ALİ DÖNEMİNE AİT HAVAS KİTABININ ŞİFRELERİNİ ÇÖZMEKTEDİR

GERİ GETİRME BÜYÜSÜ GERİ GETİRME BÜYÜSÜ Devamı
EVLİLİK BÜYÜSÜ EVLİLİK BÜYÜSÜ Devamı
BAĞLAMA BÜYÜSÜ BAĞLAMA BÜYÜSÜ Devamı
AŞK BÜYÜSÜ AŞK BÜYÜSÜ Devamı

VATANIN VE MÜSLÜMANIN SİLAHI DİNİ VE İMANIDIR.

TÜRKİYE’NİN EN ÇOK BİLİNEN CAMİLERİ VE MİMARLARI 1) Ortaköy Camii 2) Eminönü Yeni Cami 3) Selimiye Camii 4) Kümbet Camii 5) İzmir Hisar Camii 6) Kahramanmaraş Abdulhamit Han Cami 7) Sultan Ahmet Cami 8) Konya Alaaddin Camii 9) Konak Yalı Camii 10) Erzurum Ulu Camii 11) Nuruosmaniye Camii 12) Adana Ulu Camii 13) Ayasofya 14) Bursa Yeşil Camii 15) Süleymaniye Camii 16) Selçuk İsa Bey Camii 17) Rüstem Paşa Camii 18) Bayezid Camii 19) Sivas Divriği Ulu Camii 20) Fatih Camii 21) Dolmabahçe Camii 22) Diyarbakır Ulu Camii 23) Eyüp Sultan Camii 24) Yörgüç Paşa Camii

Dünyanın Dört Bir Tarafından Birbirinden Görkemli 32 İbadethane 1. Borgund Stave Kilisesi - Norveç 2. Taktsang Palphug Manastırı - Bhutan 3. Santa María Magdalena Manastırı - İspanya 4. Milan Katedrali - İtalya 5. Assumption Kilisesi - Slovenya 6. Birleşik Devletler Hava Kuvvetleri Akademisi Kilisesi - A.B.D 7. Shipka Memorial Kilisesi - Bulgaristan 8. Büyük Sheikh Zayed Cami - Birleşik Arap Emirlikleri 9. Paoay Kilisesi - Filipinler 10. Aziz Patrick Kilisesi - Avustralya 11. Saint Elizabeth Kilisesi - Slovakya 12. Cardboard Katedrali - Yeni Zelanda 13. Büyük Higüey Kilisesi - Dominik Cumhuriyeti 14. Tecelli Kilisesi - Rusya 15. Yeşil Kilise - Arjantin 16. Aziz Andrew Kilisesi - Ukrayna 17. San Diego Kaliforniya Tapınağı - A.B.D 18. Kristal Cami - Malezya 19. Graaff-Reinet Kilisesi - Güney Afrika 20. Mount Popa Manastırı - Myanmar 21. Kul Sharif Cami - Rusya 22. Küçük Kilise - Channel Adaları 23. Mary Magdalene Kilisesi - Kudüs 24. Annunciation Katedrali - Ukrayna 25. Lotus Tapınağı - Hindistan 26. Collegiate Kilisesi - Belçika 27. Hallgrímur Kilisesi - İzlanda 28. Sultanahmet Cami - Türkiye 29. Aziz Michael Katedrali - Ukrayna 30. Trinity Kilisesi - Antarktika 31. Aziz Basil Katedrali - Rusya 32. Las Lajas Tapınağı - Kolombiya

KAVİMLER VE BİLİNMEYEN DÜNYA YERYÜZÜ GERÇEKLERİ

MEDYUM İLİM HOCA'NIN AKTİF OLARAK KULLANDIĞI TEKNİKLERİ GERİYE DÖNÜŞ TEKNİĞİ İÇ ÇÖZÜMLEME TEKNİĞİ BİLİNÇ AKIŞI TEKNİĞİ MEDYA ÇÖZÜMLEME TEKNİĞİ PARAGRAF ÇÖZÜMLEME TEKNİĞİ ÇOK DEĞİŞKENLİ İSTATİSTİK ÇÖZÜMLEME TEKNİKLERİ PROBLEM ÇÖZME TEKNİĞİ İNSANLARI OKUMA SANATI TEKNİĞİ NESNEYE YÖNELİK ÇÖZÜMLEME TEKNİĞİ ARAŞTIRMA TEKNİĞİ METİN ÇÖZÜMLEME TEKNİĞİ İŞ ANALİZİ TEKNİĞİ SÖYLEM ÇÖZÜMLEMESİ VE ANALİZ TEKNİĞİ ÇEVİRİ TEKNİĞİ ÇÖZÜMLEME KONUŞMA ÇÖZÜMLEMESİ YÖNETİMİ ÇATIŞMA ÇÖZME TEKNİĞİ SORUN ÇÖZME TEKNİĞİ VERİ TİPLERİ VE İSTATİSTİK ÇÖZÜMLEME TEKNİĞİ HER SEFERİNDE YENİ BİR ADIM ATMA TEKNİĞİ HOŞLANMADIĞI BİR İŞİ SEVDİĞİ BİRİ ZAMANDA YAPMA TEKNİĞİ 80/20 PARETO İLKESİNE ÖNEM VERME TEKNİĞİ İŞİNİN EĞLENCELİ YÖNÜNE ODAKLANMA TEKNİĞİ KENDİNİ AKTİF OLARAK GÖZLEMLEME TEKNİĞİ OLUMLU SÖZLERİ KENDİNDEN ESİRGEMEME TEKNİĞİ İŞİNİN EĞLENCELİ YÖNÜNE ODAKLANMA TEKNİĞİ YETERLİYİM ÖYLE İSE VARIM PSİKOLOJİSİ TEKNİĞİ SONUCU HAYAL ETME TEKNİĞİ MORALİ VE ENERJİSİ ZİRVEDEYKEN İŞİNE ARA VERME TEKNİĞİ OLUMSUZ ANLARA TETİKTE OLUP İPTAL ETME TEKNİĞİ NEREDEN GELDİM NEREYE GİDİYORUM TEKNİĞİ BAŞARILAR SONUCU KENDİNİ ÖDÜLLENDİRME TEKNİĞİ MOTİVASYON ARACI OLARAK MÜZİK VE TÜTSÜ KULLANMA TEKNİĞİ ÇALIŞMA ORTAMINA DİKKAT ETME TEKNİĞİ REKABETİN OLUMLU ETKİSİNİ KULLANMA TEKNİĞİ SÜREKLİ İŞ YAPMA ŞEKLİNİ GÜNCELLEME TEKNİĞİ YARATICILIKTA AKTİF OLMA TEKNİĞİ PARKİNSON YASASINI AKTİF KULLANMA TEKNİĞİ ODAĞINI AKTİF DEĞİŞTİRME TEKNİĞİ DURUŞUNA DİKKAT ETME TEKNİĞİ EN ZORLARI EN BAŞA ALMA TEKNİĞİ İŞİNDE PLANLAMA YAPMA TEKNİĞİ GEÇMİŞTE NASIL YAPTIĞINI HATIRLAMA TEKNİĞİ ŞİMDİ DEĞİLSE NE ZAMAN BURADA DEĞİLSE NEREDE TEKNİĞİ BEYNİNE HEDEFİ GÖSTERME TEKNİĞİ GÜZEL ANILARI ÇEKİP ÇIKARMA TEKNİĞİ NEGATİF MOTİVASYONU KULLANMA TEKNİĞİ BAŞARIYA ÇAPA ATMA TEKNİĞİ KENDİNİ ZORUNLU BIRAKMA TEKNİĞİ OLMAK İSTEDİĞİ GİBİ DAVRANMA TEKNİĞİ SEÇİMLERİNİN KENDİNE AİT OLDUĞUNU FARK ETME TEKNİĞİ OLUMLU DÜŞÜNME TEKNİĞİ YAPAMAYACAKLARININ YAPABİLECEKLERİNE ENGEL OLMASINA İZİN VERMEME İNSANLARA MERAK UYANDIRMA TEKNİĞİ ALDIĞI İŞİ BİTİRME TEKNİĞİ DÜŞÜNCELERİNİ GÖZ ÖNÜNDE TUTMA TEKNİĞİ KENDİNE NEDENLER BULMA TEKNİĞİ KENDİNİ AKTİF OLARAK GÖZLEMLEME TEKNİĞİ SİNERJİ YARATMA TEKNİĞİ ENDİŞELENDİĞİN DE EĞLENCEYE VURMA TEKNİĞİ OLUMLU SÖZLERİ KENDİNDEN ESİRGEMEME TEKNİĞİ NE KADARINDAN SORUMLU İSE O KADARINA SAHİP OLMA TEKNİĞİ ÖNCE SAĞLIĞINI DÜŞÜNME TEKNİĞİ BESLENMEYE ÖNEM VERME TEKNİĞİ GİYİNMEYE ÖNEM VERME TEKNİĞİ KAFASINI BOŞALTMA TEKNİĞİ FENG SHUİ FELSEFESİNİ KULLANMA TEKNİĞİ VAZGEÇEBİLMEYİ ERDEMLİK OLARAK GÖRME TEKNİĞİ GÜÇLÜ SORULAR İLE GELİŞTİRME YAPMA TEKNİĞİ VÜCUT DİLİ İP UÇLARINI GÖZLEMLEME TEKNİĞİ İNSANLARDAKİ POSTÜRÜ FARK ETME TEKNİĞİ İNSANLARIN HAREKETLERİNİ AKTİF İZLEME TEKNİĞİ İNSANLARIN YÜZ İFADELERİNİ AKTİF OLARAK YORUMLAMA TEKNİĞİ İNSANLARIN SEZGİLERİNİ AKTİF OLARAK KULAK VERME TEKNİĞİ İNSANLARIN İÇ GÜDÜLERİNİ DİNLEME TEKNİĞİ İNSANLARIN SEZGİSEL ÜRPERMELERİNİ SEZME TEKNİĞİ İNSANLARIN İÇ GÖRÜLERİNE DİKKAT ETME TEKNİĞİ İNSANLARIN SEZGİSEL EMPATİSİNE DİKKAT ETME TEKNİĞİ İNSANLARIN DUYGUSAL ENERJİSİNE DİKKAT ETME TEKNİĞİ İNSANLARIN GÖZLERİNDEN DUYGUSAL ENERJİYİ ÇÖZME TEKNİĞİ İNSANLARIN YÜRÜYÜŞÜ İLE DUYGUSAL ENERJİYİ ÇÖZME TEKNİĞİ İŞLEM YAPARKEN PROGRAMLAMASINI AKTİF YAPMA TEKNİĞİ SORUYA SORU İLE YANIT VERME TEKNİĞİ

" ÖĞRENDİĞİM HER ŞEY GELECEĞİME BİR YATIRIMDIR. "

" Başarılı Bir İnsan Olmaya Çalışmayın, Değerli Bir İnsan Olmaya Çalışın. Başarılı Bir İnsan, Hayattan Verdiğinden Fazlasını Alır, Değerli Bir İnsan İse Hayattan Aldığından Fazlasını Verir. "

MEDYUM İLİM HOCA'NIN YANLIŞ VE YANILTICI GÖRDÜĞÜ BAKIM ÇEŞİTLERİ

TÜRKİYE'DEKİ COĞRAFİ BÖLGELERDEKİ MEDYUMLUK HİZMETİ VERDİĞİMİZ İLLER

DÜNYA'NIN HİZMET VERDİĞİMİZ 7 KITASI VE İSİMLERİ

DÜNYA'DA BULUNAN OKYANUSLARI VE DENİZLERİ

7 KAT SEMA(GÖK) VE DAHA DA ÜZERİ

Sabır, Birazda Zaman ; Güçten, Öfkeden Daha Yaman.. Acil İletişim